Malay bir cocugun duasinda yer alabilmek…
Az ilerimde oturuyordu.
Malay veya Indian cocuk…
15, 16 yaslarinda.
Genc yani, delikanli.
Oyle bir duasi vardi ki…
Oyle bir boyun bukmesi, oyle icten bakisi…
Yanindaydim, hemen, basucunda.
Durdum ve seyrettim uzun uzun.
Beni gormuyordu bile…
Yasina bakmasan, omru hayatini kufurle gecirmis ve hayatinin son demlerinde Islam nuru ile tanismis yasli bir ihtiyarin son duasi zannedersin…
Uzuldum…
Kendi halime yandim.
Halimize yandim.
Gecistirdigim dualari, kilamadigim (!) namazlari dusundum.
Yandim.
Istanbul`da farkinda olamadigim degerlere burada daha bir sariliyorum simdi.
Modernizmin cani cehenneme…
Hizli yasamin cani cehenneme…
Malay bir cocugun, kara tenli bir kardesimin, Indian bir amcanin dualarinda olmak…
Onun askindan bir nebze olsun faydalanabilmek…
Rica ettim, selam verdim.
…
Kazandim ben hamdolsun.
Hamdolsun.
Sadece bunu yeniden yasayabilmek bile buyuk kazanctir bana.
Istanbul`un trafigine kurban verdigim gercekleri yeniden gorebilmek…
Hamdolsun…